Ana sayfa Arguvan ARGUVAN’DA İKİ KADIN MUHTAR İLE ÖZEL RÖPORTAJ

ARGUVAN’DA İKİ KADIN MUHTAR İLE ÖZEL RÖPORTAJ

448
0
PAYLAŞ

“İlçede 49 köy muhtarı var. Ve yalnızca ikisi kadın. Üstelik Arguvan’da bir ilk. Erkek muhtarlar tarafından çok da kabullenildiğimiz söylenemez. Hatta biri kendi ağzıyla, ne gerek vardı kadın muhtara diye söylendi. Bence kıskanıyorlar. Başarımızı da çekemiyorlar”

Ağustos ayının başında (01-02 Ağustos 2014) Malatya’nın Arguvan ilçesinde 11.Uluslararası Arguvan Türkü Festivali vardı. Festivalin bir gün öncesi olan 31 Temmuz’da festivalin son hazırlıkları tamamlanmış gözüküyordu. Sahne platformu, ses düzeni, afişler, açılış toplantıları vs. derken normalde çok sakin, az nüfuslu olan Arguvan festival için dışarıdan gelenlerle kalabalıklaşmıştı bile.

Bir de festival meydanına açılan bir sokağın başında büyük bir kıl çadır dikkatimi çekmişti. Çadırın sol başında üzerinde “Türküler barışın dostluğun kardeşliğin teminatıdır. 11.Uluslararası Arguvan Türkü Festivaline Hoş geldiniz- Narmikan Köyü Derneği ve Muhtarlığı” yazılı büyükçe bir pankart asılıydı. Çadırın yola bakan açık tarafından içerisi tamamen görünüyordu. El dokuması uzun halılar, sedirlere dizilmiş halı yastıkları kara kıl çadırın içini konforlu havaya büründürmüştü. Sedirlerde oturmuş sohbet eden erkekler dışında, yayık başında ayran hazırlayan orta yaşlı bir beye bir şeyler anlatan kadın dikkatimi çekti ve kardeşime bunun kim olduğunu sorduğumda “Narmikan köyünün muhtarı” demişti. Narmikan köyü tutucu olarak bilinir. O yüzden onların çadırında bir kadın görmek beni şaşırtmıştı. İkinci şaşkınlığımı ise muhtarlarının kadın olmasıyla yaşıyordum. Ve ben bunun haberini, 30 Mart seçimleri sonrası bir haber sitesinde okuduğumu hemen hatırlayarak çadırın içine geçip “merhaba siz muhtar mısınız?” diyerek kadın muhtarın karşısına dikildim. Gülümseyip “evet” diye elimi sıkıp, oturmam için sediri gösterdi. Sohbet ve söyleşimiz böylelikle başladı.

“Davul da benim elimde tokmak da”

Kadın muhtar Nurhayat Eren 55 yaşındaydı. Aday oluşu 49 köylü Arguvan’da bir ilkmiş. Tabi yörede başka bir köyün muhtarı da kadınmış. Böylelikle bu dönem Arguvan’a bağlı köylerde (şimdi büyükşehir belediyeleriyle ilgili yeni düzenlemeye göre mahalle sayılıyorlar- NB) iki kadın muhtar varmış.

– Muhtar olma fikri nereden çıktı? Köyün geleneksel değer yargılarıyla çatışma yaşadınız mı?

– Her şeyden önce ben köye birkaç yıl önce dönüş yaptım. En son İstanbul’da esnaflık yapıyordum. Eşim emekli öğretmen ve sağlık sorunları yaşayınca hava değişimi için gelip köye yerleştik. Köyümüzde yaşayan kadınların öteden beri kalıplarını kıramadıklarını, kendilerine güvenlerinin olmadığını görüyor ve kadın olarak bir şeyler yapmamız gerektiğini düşünüyordum. Yaşlılar neyse de gençler en azından önlerini açacak bir şeyler yapılmasını istiyorlardı. “Belki abla sen muhtar olursan bir dahaki sefere biz de en azından aza adayı oluruz” diye bana destek verdiler. Ben de kadınların mücadele ederek erkeklerle aynı safta yer alacaklarına olan inancımdan dolayı burada muhtar olsam iyi olur diye düşündüm. Birkaç kişiye de “aday olsam nasıl olur?” diye danıştım olumlu da karşılandı.

– Kocanız dururken, sizin adaylığınıza nasıl bakıldı?

– Ben dediğim nedenlerle yani kadının kadınlar için bir şeyler yapması için özellikle öne çıktım. Bazıları eşimi kastederek, “hoca seçilmeyeceğini anlıyor, onun için Nurhayat’ı öne sürüyor. Davul Nurhayat’ta tokmak hocanın elinde olacak” diye düşündüler. Ben bunun böyle olmadığını anlamaları için işlerime eşimi karıştırmamaya, gittiğim yerlerde eşimden ayrı davranmaya önem veriyorum. Yani davul da benim elimde tokmak da.

– Nasıl bir seçim çalışması yürüttünüz, başarınızda kadınların rolü oldu mu?

– Benim seçmenlerin öncelikle kadınlardı. Hele yaşlı kadınlar çok sahiplendiler. Onların hepsiyle görüştüm. Yalnız yaşlı kadınlar eğer başımı kapatırsam beni destekleyeceklerini söylediler. Onlarla yakın iletişim için başımı örttüm. Yoksa biz ilerici demokrat bir mücadele ortamında yetiştik baş kapatmayı savunduğumuz için değil. Yine dediğim gibi genç kadınlar kendine güvensiz. Okuldaki veli toplantılarında bile istedikleri halde söz alıp konuşamadıklarını, yanlış yapmaktan korktuklarını anlatıyorlar. Kadın erkek dokuz aylık doğuyor ama köyde hep erkekler önde, kadınlar ise görünmüyor. Kazanırsam kendileri için iyi olacağının sevincini taşıdılar. Karşımda biri BDP’li üç erkek aday vardı. BDP’den aday olan arkadaş, “ne lüzumu var bak ben BDP’den adayım işte demokrat aday bir tane olsun” diye yaklaştı bana ama muhtar adayının partisi olmaz, ben herhangi bir partiye yaslanarak aday olmadım diyerek reddettim.

Onca göçten sonra köyümüzde yine de 410 seçmen vardı 3 erkek aday karşısında kazanan ben oldum. Sandık başkanı bana oy çıkan zarfların ağızlarının sıkı sıkı kapatıldığı ve zorlanarak açtıklarını belirttiler. Okuma yazması olmayan kadınlarımız benim oy pusulamı ellerinden başkaları alıp değiştirmesin diye ya çoraplarının içinde ya da avucunun içinde sıkı sıkıya taşımış. Öyle ya ‘ver pusulana bakayım’ diyenler kaşla göz arasında değiştirme yapabiliyorlar. Bunun için tedbirli davranmışlar. Kadınların yakın desteğini aldım ama erkeklerden de oy aldım çünkü onları iyi şeyler yapabileceğime inandırdım.

– Kadının da mücadele ederek erkeklerle eşit seviyede rol oynayacağına vurgu yaptınız. Henüz seçimlerin üzerinden az bir zaman geçti ve siz neler yaptınız?

– Bir kere köydeki dul kadınlarımıza maaş bağlatılması için girişimlerde bulundum ve maaşları bağlandı. Kadın veya erkek yaşlılık aylığı sorunu olanların sorunlarını hallettim. Sağlık sigortası olmayan kadınların rahat muayene olabilmesi için işlemlerini yaptırdım. Köyümüzde çatısız evde yaşayıp da maddi durumları yetersiz olanların çatısının yapılması için gerekli yerlere müracaat yaptım. Bizim köyden AKP’ye çok oy çıkar. Bunun için AKP’nin Malatya milletvekillerinin peşini bırakmıyorum. Madem buradan oy alıyorsunuz, aldığınızın karşılığını vermelisiniz diyorum. Kardeşimin vefatı nedeniyle bayramın birinci günü evde taziyemiz vardı ama ben işi gücü, misafirleri bırakıp Malatya’ya milletvekili Mustafa Şahin’le olan randevuma koştum. Benden önceki muhtarlar bir sorunlarla ilgili bir yere bir dilekçe filan vermemişler. Ben en azından sonunda ne çıkar diye düşünmeden öncelikle gereken yerlere dilekçemi alıp gidiyorum.

– Yaptığınız çalışmalara kadınları katma çabanız nedir?

– Bunlar da yavaş yavaş olacak. Mesela milletvekillerinden biri köye geldi. Genelde toplantılar köy kahvesinde içerde yapılır. Ben vekil gelmeden önce oturum düzenini dışarı kurdurdum sırf kadınlar da gelsin diye. Kadınlar da geldi, bir kenarda sessizce oturdular. Söz almadılar ama bir dahaki sefere daha farklı olacağını düşünüyorum. Festival için her yıl köyümüz Narmikan, Arguvan’da bir çadır kuruyor. Bu sene benim elimde daha bir düzgün ve gösterişli oldu. Gelen misafirlerimize ayran ikram ediyoruz. İstedim ki genç kız ve kadınlarımızın ayağı alışsın diye ayran ikramını onlardan bir ikisi yapsın. Bayram ziyaretleri ve festival iç içe geldiği için zamanında düşünemedik; bir dahaki sefere artık.

– Köyünüz ve köyünüzün kadınları için bundan sonrasında neler var?

– Öncelikle bir kültürevi ve toplantı salonuna ihtiyacımız var. Kadınlarla daha rahat bir araya gelmek, ortak alanda konuşmak için de bu önemli. Bir de onların yaptıkları işlerden maddi gelir sağlamalarını istiyorum. Süt ve süt ürünleri var. Köyümüzde halı dokumacılığı var. Kadınlar bunlardan para kazanmalı. Bir ilk de ben deneyeceğim. Babamdan kalan bir tarlayı üzerime alıp mantar yetiştirmek için kredi çekeceğim. Daha önce mantar yetiştiriciliği denenmedi ama sağa sola danıştık olur diyorlar. Eğer başarırsak kadınların da yönleneceğini düşünüyorum.

– Diğer kadın muhtarla görüşüyor musunuz? Aranızdaki kadın dayanışması nasıl?

– Sürekli görüşüyorum. Seninle de görüştürürüm. Aramız iyi. Yalnız kocasının muhtarlık işlerinde onun yanında olmasından dolayı eleştiriyorum. Arguvan’da muhtarlarla ortak toplantı yapılıyor kocası yanında. Bir başka yere gidiyoruz yine kocasıyla. Ben de bak şu erkeklerin eşleri yanında mı ki sen eşini yanına alıyorsun, yanında gölge gibi taşıma diyorum. Davul kadında ama muhtarlık tokmağını kocası bırakmak istemiyor. Örneğin toplantıda her muhtara broşür dağıtıyorlar, arkadaşımın kocası elini uzatıp broşürü kendisi bunu alıyor. Tuhafıma gidiyor ve bu gibi şeylerde onu uyarıyorum. Festival için muhtarlara da görevli kartı dün çıkarıldı. Ben aldım boynumda. Baktım arkadaşımda yok ama kocasında var. Sende niye yok dedim benimki daha çıkmamış dedi. Oysa biliyorum onunki kocasının boynunda. Yeri geldikçe onu eleştiriyor, kendi başına hareket etmesinin daha iyi olacağını anlatmaya çalışıyorum. O da bana hak vermiyor değil tabi…

***

Narmikan Muhtarı Nurhayat Eren, “Babam tutucu ve yobaz biriydi. İlkokula bile abimin desteğiyle gittim. İlkokulu bitirdiğim yıl Erzincan Sağlık Kolejini kazandım. Yatılı diye göndermedi. Ancak yine o zamanlar devrimci-demokrat bir niteliği olan abimin baskısıyla Malatya’daki Kız Enstitüsü’ne kayıt yaptırmama razı oldu. Başımızın da kapatılmasını istiyordu. O zaman el örgüsü boneler vardı ve başımıza onu geçirirdik. Evden uzaklaşınca boneyi çıkarıp yoluma öyle devam ederdim. Evlendikten sonra babamın denetiminden kurtulmuş oldum” deyip geçmişinin özetinden bir parçanın olduğu yerde, özellikle kadınların geleceğini de hesaba katarak işe başlamış oluyor. Narmikan köyünün türkü festivali için kurduğu kara kıl çadırda oturanlar, gelip-gidenler çoğunlukla köyün erkekleri ama çadırın bu yılki bir başka rengi ve özelliği kadın muhtar Nurhayat Eren’in kendisi.

“Ben erkeğin gölgesinde dolaşmayı sevmem”

Nuryahat Eren aracılığıyla kurduğumuz irtibat sonucu Narmikan’ın çadırına bir gün sonra diğer köyün muhtarı Hatun Yılmaz kocasıyla birlikte geldi. Normalde muhtarları ilçede bulmak zordur ancak festival dolayısıyla o da Arguvan’a yedi kilometre uzaktaki Bozan köyünden eşinin kullandığı arabayla gelip gidiyor.

Arguvan’a bağlı Bozan köyünün 62 yaşında ilkokul mezunu muhtarı Hatun Yılmaz’da da kadın muhtar olarak kendini ifade edecek olmanın heyecanını hissetmek mümkün.

– Sizin muhtarlık serüveniniz nasıl başladı?

– Aslında daha önce de düşünmüştüm adaylığımı koymayı. Eşim komiser emeklisi. On beş yıl öncesinden beri köye düzenli geliyorduk. Sonra da yerleştik. Köye yerleşince işlerin yolunda gitmesi için muhtar olmayı düşündüm. Çünkü köyün el atılması gereken sorunları vardı. Daha önceki muhtar da bibimin oğluydu. İki dönem muhtardı. Kendisi de bana önerdi. Hevesliydim, eşim de muhtar olmamı destekledi. Toplumda adaylığımı yadırgayan birkaç yaşlı vardı, “Kadından muhtar mı olur” diye tepki gösterdiler.

– Diğer adaylar karşısında nasıl bir çalışma yürüttünüz?

– Benimle birlikte üç muhtar adayımız vardı. Tabi ikisi erkek. Ben gerçekten köy için bir şeyler yapmak istediğime inandırdım. Mesela köyümüzün kanalizasyon ve su sorunu var. Bunu çözüme kavuşturacağıma dair planlarımı anlattım. Seçime birkaç gün kala diğer adaylar çekildi. 64 seçmenin 52’si oy kullandı ve ben 50 oyla seçildim. Ayrıca iki de kadın azam var.

Muhtar Hatun Yılmaz’ın eşi de yanı başımızda. Biz söyleşirken o da araya girip eşini tamamlama gereği duyuyor. Ben de Nurhayat muhtarın bana anlattıklarına dayanarak “Muhtarlık işlerinde eşiniz hep yanınızda mı?” diye soruyorum. Muhtarın sağ tarafında oturan Hatun Yılmaz’ın kocası eşinden önce esprili bir edayla atılarak, “ben onun makam şoförüyüm” deyip, biraz da muhtar hanımın kocasıyla fazla yan yana durmasına meşruluk kazandırıcı bir açıklama getirme çabasındaydı.

– Yazı çizi işlerini eşime yaptırıyorum. Hani eli daha yatkın diye. Sonuçta eşimin de işlerime karıştığı oluyor ama yanlış bir şey olduğunda itiraz etmekten çekinmiyorum. Valiliğe gidecek dilekçeleri o hazırlıyor. Şimdilik böyle yoksa ben erkeğin gölgesinde dolaşmayı sevmem.

“Erkeğin gölgesinde dolaşmayı sevmem” sözü acaba kocasıyla tartışmaya neden olacak mı diye bekledim ama olmadı. Ne kadar duydu, ne kadar anladı bilemiyorum Hatun Yılmaz’ın eşi bu söze karşı bir şey söylemedi.

– Seçildikten sonra kadınların yaklaşımı nasıl oldu?

– Çok tebrik edenler oldu. Cesaret aldık dediler. Bu da benim hoşuma gitti ve gayretimi arttırdı. Kadın dayanışması içine girdik. Köyde sakamızı (Saka köyün sulama suyunu eşit ölçüde bahçelere taksim etmekte görevli kişi-NB) kadından seçtim. Sakamız Sabir Kaya ayda 300 TL ile bu işi yapıyor. Eğer başka işler olursa da kadınlara öncelik vermeyi düşünüyorum.

– Çalışmalarına nasıl devam etmeyi düşünüyorsun?

– Öncelikle köyün meselelerini iyi bilmeliyiz. Meseleleri bildikten sonra kadın da en az erkek kadar başarılı olabiliyor. Bence “kadından muhtar mı olur” diye düşünenlerin gayretimiz karşısında fikri değişmiştir. Neler yapmamız gerektiği zamanla önümüze çıkacak.

– İlçede köy muhtarları toplantısında nasıl karşılanıyorsunuz?

– 49 köy muhtarı var. Ve yalnızca ikisi kadın. Üstelik Arguvan’da bir ilk. Erkek muhtarlar tarafından çok da kabullenildiğimiz söylenemez. Hatta biri kendi ağzıyla, ne gerek vardı kadın muhtara diye söylendi. Bence kıskanıyorlar. Başarımızı da çekemiyorlar. 47 muhtar erkek, ikisi kadın. Önde bir yerde oturuyoruz. Saygılı davranan çok ama bunu hazmedemeyenler de var.

– Muhtarlar toplantısında söz alma konusunda bir çekingenliğiniz var mı?

– Yok çekinmiyorum. Yeri geldiğinde konuşmam gerekirse konuşmaktan çekinmem. Konuşmadım ama gerekirse konuşmaktan çekinmem.

Kaynak: sendika.org / Hatice Eroğlu

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here