Ana sayfa Yurttan Haberler Ankara halkı Anaların Acılarına ortak oldu

Ankara halkı Anaların Acılarına ortak oldu

537
0
PAYLAŞ

Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş ve Abdullah Cömert’in aileleri bugün Ankara’ya geldi. Aileler önce TBMM’de bir açıklama yaptı daha sonra ise Ethem’in katledilişinin 40.günü nedeniyle Güvenpark’ta Ethem’in vuruluduğu yerde düzenlenen anmaya katıldılar

Güvenpark’ta binler buluştu
Gezi direnişi sürecinde öldürülen Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş ve Abdullah Cömert ile Lice’de karakol yapımına karşı süren direnişte öldürülen Medeni Yıldırım’ın aileleri Güvenpark’ta binlerle buluştu.

Ethem Sarısülük’ün vurulduğu Güvenpark’ta gerçekleştirilen anma etkinliğinde aileler konuşma yaptı. Tüm konuşmalarda bu acılar bir daha çekilmesin diye bu davaların peşinin bırakılmayacağı vurgulandı.

47

Gezi Direnişçisi Acılı Aileler Meclis’te
Gezi eylemleri ve Lice’deki olaylar sırasında evlatlarını kaybeden aileler, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün himayesinde Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek acılarını paylaştılar. Hikayelerini anlatan ailelerin, dramatik anların yaşanmasına neden olduğu toplantı salonunda, şunlar aktarıldı:

“Çok Hayalleri Vardı Oğlumun”
Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz: Ne umutlarla gitmişti Eskişehir’e. Daha 19 yaşındaydı. 20’sinde bile değildi. Elinde ne taş, ne de sopa vardı. Katilleri maalesef belli ama gizleniyor. Kaç kamera kaydı var. Neden o görüntüler siliniyor? Bu çocuk onlara ne yaptı? Katiller sokakta dolaşıyor, masum çocuklar öldüresiye dövülüyor. Devlet büyüklerinin vicdanları sızlamıyor mu? Tek isteğim, katiller bulunduğu zaman gözüme bakmaları. Acaba bakabilecekler mi? Çok hayalleri vardı oğlumun.

“Allah Hiç Kimseye Yaşatmasın”
Ali İsmail Korkmaz’ın abisi Gürkan Korkmaz: Acımız çok büyük. Allah hiç kimseye yaşatmasın. Bunun hesabını nasıl verecekler? Davalar çok yavaş ilerliyor. 40 gün komada kaldı Ali. Dosyada 40 gün boyunca hiç ilerleme olmadı. Kamera kayıtları var. Maalesef 18 dakikalık kısım yok. Delillerin karartıldığı şüphesi içerisindeyiz.

“Askere Gidecektik Toprağa Verdim”
Mehmet Ayvalıtaş’ın annesi Fadime Ayvalıtaş: Başbakan her geçen gün yaramı daha da kanatıyor. Acaba kendi evladı ölse böyle konuşabilir miydi? Hep yaram kanıyor. Sekizinci ayda askere gidecekti toprağa verdim.

“İçim Yanıyor”
Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş: Biz insanız, dini inançlarımız, ne olduğumuz önemli değil. Başbakan ‘üç beş çapulcu öldü’ diyor. Benim içim yanıyor.

“19’unun İlk Günüydü”
Medeni Yıldırım’ın annesi Fehriye Yıldırım: 18’i bitmiş, 19’unun ilk günüydü. Medeni’min katili bellidir. Başbakan insan olsaydı, biraz vicdanı onu tartardı. Vicdansızdır. Gencecik çocuklara kıyıyor. Medeni’nin katilini getirsin elimize versin. Oğlum eline taş bile almamış. İnşallah rüyasına girer Başbakan’ın.

“Sınav Sonucunu Göremedi”
Medeni Yıldırım’ın abisi Mehmet Yıldırım: Lice’de kardeşim kolluk kuvvetleri tarafından katledildi. O karambolun içinde ben de vardım. Karakollardan çapraz ateş açıldı. Yaralıları toplamaya çalışırken sürekli gaz bombası atılıyordu. Dokuz yaralı denildi; ama 21 yaralı vardı. Tamamı ateşli silahla yaralandı. Bu insanlar sırtlarından vuruldu. 4 dakikalık kamera görüntülerinde ses yok. Sınava girdi Medeni, üç gün sonra sonucunu öğrenmek için Diyarbakır’a dönecekti; ama göremedi.

“Bizim Yüreğimiz Var”
Abdullah Cömert’in abisi Zafer Cömert: Palalılar, katiller dışarıda gezerken, gencecik kardeşlerim adam öldürmeye teşebbüs suçundan gözaltına alınıyor. Kardeşimin gördüğü tek bıçak, mutfaktaki ekmek bıçağıdır. Kardeşimin failleri nerede? Bugün benim için günlerden 53, 53 gün geçti. Annem her zaman camın kenarında oturup, kardeşimin kapıyı tıklatıp gelmesini bekliyor. 53 gün önce küçük bir Cömert ailesiydik. Ama şimdi kaç kişiyiz. Bizim yüreğimiz var. Başbakan nasıl bir ruh halinde. Bize her gün hakaret ediyor. Bu dünyada olmasa da diğer dünyada iki elim yakasında olacak. Şirk koşuyorsun. Adam öldürme emrini sen verdin. Benim kardeşimin kanı tertemiz çıktı. Ne alkol ne de eroin vardı. Başbakan bunu bilsin.

“Ağlayan Annemin Hesabını Kim Verecek”
Gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya: 11 Haziran’da polisin direk hedefleyerek atıyı sonrasında gözümü kaybettim. Eşim her gün gözüme damla damlatırken, köşeye çekilip ağlayan annemin hesabını kim verecek? Karanlık bir dünyaya iki gözle bakmaktansa, aydınlık bir dünyaya tek gözle bakmayı tercih ederim. Türkiye için gözümü feda ederim. Bizler palalı değiliz, bizler halkız. Özel güvenlik görevlisiydim. Gözümü kaybettiğimden dolayı işimi kaybettim ve işsizim.

“Hesabını Soracağız”
Ethem Sarısülük’ün abisi Mustafa Sarısülük: Biz bunun hesabını soracağız. Şimdiden senin bayramın kutlu olsan Sayın Başbakan. Sarısülük ailesinin avukatı Kazım Bayraktar: Beş siyasal cinayet işlendi. Failleri belliydi. Polis ve onlarla işbirliği yapan sivil çeteler ve siyasal iktidardır. Polis ve yargı bu cinayetlerin aydınlatılmasını engellemeye çalışıyor. Beş siyasal cinayeti AİHM’e göndereceğiz. İç hukukun bittiğini iddia edeceğiz. Beş cinayet var ve bir tutuklu yok. Türkiye’de yargı bitmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here